13 Ağustos 2013 Salı

Tatilde Neler Yapıldı? Part 1 Kemer Öncesi

Merhabalar,
Yıllık izin bir rüzgar gibi geldi geçti ama nasıl geçti şimdi sizlerle paylaşma zamanı….
Daha önce de söylediğim gibi en yakın arkadaşlarımız Duhan ve Şima ile (bol bol aşağıdaki foto ve videolarda göreceksiniz) tatil yollarına düştük…

Otele girişimiz pazartesi günü öğlendi biz yola cumartesiden koyulduk ilk önce hem benim ve eşimin okuduğu hem de eşimin annesinin memleketi olan Isparta’ya uğradık. Ben arabaya biner binmez uyuyan bir tip olduğumdan arkaya bir güzel kuruldum Duhan’da öne geçti hem Ozan’nın araç kullanırken uyanık kalmasını sağladı hem de bizde kızlar arkada benim uyamadığım zamanlarda çene çaldık …
Tatil yazımı 2 parça halinde yayınlamaya karar verdim şimdi ilk part Kemer öncesi daha sonrada 2.part Kemer olarak gelecek…
Videoların bazılarında arabadan çekim yaptığım için çok fazla rüzgar sesi çıkmış o yüzden elli saat editleme programıyla uğraşarak bir şeyler yapmaya çalıştım umarım sıkılmazsınız ..

Yola çıkmadan önce PS oynanmadan olmazdı !
Ayyy  fotoya bir kez daha baktım da oda ne dağınık :)



Ellerden belli mi ne çaldığı yolların olmazsa olmazı Ankara havaları en  meşhuru Ankara’nın bağları büklüm büklüm yollaarıııııııı haydi hep beraber :)


Arkada biz, taktığım gözlükte kafam kadar plajda çizilmesin diye bunu almıştım yanıma  :)


Haydi fotoğraf gülümseyiiiiiiin, tanıştırayım Şima ve Duhan 


Haydi kollara gel kollaraaa  hey maşallah halterci mübarek / şu an diyetteyim :(
Ozan’da saçlarını kestirdi daha iyi oldu  :)



Eğirdir’e giderken yol üstünde ki gölette durup çayımızı içtik … 

Heyyyy Özgürlük !


Çayı içtik parasını verelim de haydi yola devam edelim

Ozan'ın kuzeni artık benimde kuzenim tabi ki Elif'in balkonunda bir poz ...


Aşağıdaki fotoğraf Eğirdir’e kuşbakışı bakabileceğiniz ve sacda gözlemenizi yiyebileceğiniz tüm Eğirdir’i ayaklar altına alan müthiş bir seyir terası…


Karşımıza çıkan bu tatlı sevimli kedicik de bize poz vermeden edemedi …


O kadar dedim kuşbaşı Eğirdir diye bir foto göstermeden olmaz ( evet kuşbaşı dedim Elif Isparta’ya gittiğimiz gün niyetliydi çok acıkmış olmalı ki kuşbakışı diyeceğine ilk önce Eğirdir’e kuşbaşı bakarız dedi sonra da iftara kaç dakika var diye sorduğumda 30 dakika diyeceğine 30 gün var dedi aramızda esprisi olduğu için bende açıklamak istedim)


Isparta'ya geri döndüğümüzde akşam dışarı çıktık. Ben 2009 mezunuyum şimdi gördüğümle o zaman ki bir değil her yer değişmiş herkes değişmiş....
Güzel güzel yerler açılmış biri de Soulmate cafe.


Bu foto Soulmate Cafe facebook sayfasından alınmıştır.

Aşağıda küçük dana Hazel’i görebilirsiniz yaa acil zayıflamam gerek (kendime dip not!)
Ozan'da bu saçla töbeee  töbeee :) neyse söylemeyeyim en iyisi :)



Sabah oldu artık ayrılık vakti günlerden pazartesi biz otelimize doğru yola çıkarken Elif işe Mehmet’te yuvaya doğru gidiyor. Ozan’da çorap giydirmede sabrını zorluyor  :)

Fotoğraflar bu kadar ama videoyla devam ediyoruz.
Bu videoları i phone’u dik tutarak çekmişim şimdiden özür diliyorum…
İyi seyirler.
Sevgiler, Hazel.





Twitter takibi için : ozihazi
Instegram takibi için : hazioz

11 Ağustos 2013 Pazar

Eskişehir Turu - Şehir Merkezi 5

Merhabalar,


Tatilden dün döndük çok güzel zaman geçirdik eğlendik ve tatili bitirdik geldik :) Nerelere gittik neler yaptık bu hafta yazı, video ve fotoğrafları toparlamaya çalışacağım gitmeden önce aşağıdaki yazıyı hazırlamıştım. Ben tatille ilgili son toparlamaları yaparken aşağıdaki yazımı okuyabilirsiniz..

Kozmetikle ilgili son zamanlarda biraz fazla paylaşım yaptım sanırım biraz gezip eğlenelim istedim. Bloğuma üye olanlar arasında hemşerim olan birçok kişiyle tanıştım onlar zaten paylaştıklarımı biliyorlardır ancak bilmeyenler gezip yeni yerler keşfetmek isteyenler için Eskişehir tam şehri :) Takip ettiyseniz  turları partlar halinde yayınladım şimdi sırada Kentpark var.



Görsel buradan alınmıştır.

Bu parka gelip ne yapacağım derseniz ohoooo bir sürü aktivite var. Biliyorsunuz ki Eskişehir İç Anadolu’da Ankara, Bursa ve Afyon’un komşusu yani karasal iklim görülüyor normalde denizi yok ama artık var. Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in şehrimize bir katkısı da bu oldu.

300 dönümlük sahaya kurulan parkta Akdeniz sahillerini aratmayan (biraz abartı fena olmaz) 350 metre boyunda plajı ve havuzuyla bir çok yerli ve yabancı turist için vazgeçilmek bir eğlence alanı oldu.


Görsel buradan alınmıştır.

Bir başka açıdan,
Görsel buradan alınmıştır.

İster denize ister havuza girin isterseniz de park içerisinde yer alan Manej’de ata binme eğitimini çocuklarınızla beraber yaşayın..
At biniş ücreti 10 TL diye hatırlıyorum.
Unutmadan şehir merkezinden Porsuk Çayı'ndan botlara binerek de buraya ulaşabilirsiniz ...



Görsel buradan alınmıştır.

Eğer bu kadar aktivite yapıp acıkırsanız hemen park içinde gölet üzerine kurulu Adapark Restaurant'a gidip kahvaltı, öğlen ve akşam yemeklerinizi yiyebilirsiniz.
Umarım beğenmişsinizdir,

Sevgiler, Hazel


2 Ağustos 2013 Cuma

“Çalışması En Zor” İnsan Tipolojileri

Merhabalar,
Birkaç ay önce okuyup çok sevdiğim uzunca ama eğlenceli bir yazıyı tatile gitmeden hemen önce yayınlamak istedim.
Bu yazıda belki kendinizi belki patronunuzu belki de en sinir olduğunuz iş arkadaşlarınızı bulabilirsiniz …
Görsel buradan alınmıştır.

"Çalışma hayatında her tür insanla karşılaşmak mümkün. Ancak bazıları var ki, onlar çevrelerindekilerin iş hayatlarını kabusa çevirebiliyorlar. İşte çalışması en zor 20 insan tipolojisi…30 yıldır iş hayatındayım. İnsan sarrafı olmak için yeter mi bilmiyorum. Ama çok değişik yerlerde çalıştım. Çok farklı insanlarla karşı karşıya geldim.
İşte 30 yılda tanıdığım “çalışması en zor” insan tipolojileri…
1. Alaycılar ve dedikoducular: Her köşe başında ya da sigarada görebilirsiniz. Müstehzi bakışlarla etrafı süzerler. Özel hayatınız hakkında bir iki şey biliyorlarsa, ertesi gün bunları bütün şirket bilir.
2. Cephe oluşturanlar: İçlerine ’üye olmayan giremez’. Ego santriktirler. Kendilerinden başka kimselere saygıları yoktur. Aslında, galiba, kendilerine de yoktur.
3. Dinlemeyen, önemsemeyen yöneticiler: Önemli bir çalışma yapmışsınızdır. Üstün körü bir bakarlar. Kendilerinin koltukları sallanmasın diye genellikle yapılan bütün yeniliklere dudak bükerler. Sürekli negatif enerji saçarlar.
4. Taciz edenler: Hiç hoşlanmadığınızı belli etseniz de kurtulamazsınız. Sırnaşıktırlar. Yanından kaçsanız internette yakalanırsınız.
5. Eski tip eğitimsiz güvenlikçiler: Kraldan çok kralcıdırlar. Herkese hiyerarşideki sırasına göre davranırlar. Üsttekilere aşırı bir saygı, alttakilere kötü muamele…
6. Konuşmasını bilmeyenler: Kabadırlar. Ağızdan çıkanları kulakları duymaz. Kırıp geçmekten rahatsız olmazlar. Kendinden alt kademede çalışanları herkesin önünde azarlamaktan da keyif alırlar.
7. Narsistler: Çok havalıdırlar. Parlak görünürler. Yüksek sesle konuşurlar. Etrafa gülücükler dağıtırlar. Müthiş özgüvenleri vardır. Ama içleri dışarıdan görüldüğü gibi değildir. Çoğu kez kof çıkarlar.
8. Geyikçiler: Ya sigaradadırlar, ya kantinde. Mutlaka birini yakalamışlardır.
İncir çekirdeğini doldurmayacak konulardan muhabbet açarlar. Anlatırlar da anlatırlar.
9. Ne oldum delileri: Hiyerarşide basamak atlamak için doğmuşlardır. Bir basamak atladıklarında arkadaşlarına karşı olan tavırları bile değişir. Herkese tepeden bakarlar.
10. Mızmızlar: Onları hiçbir şekilde tatmin edemezsiniz. Sürekli her şeyden şikâyet ederler. Kitaplarında mutluluk diye bir kavram yoktur. Evde eşini yer, iş yerinde sizi. Maaşını iki kat artırsanız, üç kat isterler.
11. Farklı şey söyleyen iki yönetici: Aralarında sıkışıp kalırsınız. Birinin dediğini yapsanız diğeri bozulur. Nasrettin Hoca gibi “sen de haklısın, sen de ve sen de” diyemeyeceğiniz için işiniz zordur.
12. Paranoyaklar: Yöneticiliğin, görevleri altındaki insanlarını kaytarırken yakalamak olduğunu sanırlar. Herkesin onlara karşı saman altından su yürüttüğünü düşünürler.
13. Ekip baltalayanlar: Herkes gider Mersin’e, onlar gider tersine. Ekip çalışmasında alınan kararlara sürekli olarak muhalefet ederler. Bıktırıcıdırlar. Onlardan birinin olduğu ekibin başarılı olma şansı hayli azdır.
14. Vizyonsuzlar: Sözde yöneticilerdir. Ekonomide, sektörde, şirkette, dünyada olup bitenleri analiz edemezler. Abuk subuk kararlar verip işleri işten çıkılmaz hale getirirler. Birkaç tane bu yüzden el değiştirmek durumunda kalmış şirket biliyorum.
15. Korkaklar: Sürekli olarak ’Acaba yanlış mı yapıyorum’ diye düşünürler. Hata yapmamak için de hiç bir şey yapmazlar, sallan yuvarlan işleri idare etmeye çalışırlar.
16. Kaytaranlar: Masasının üzerine dokümanları koyar, ceketini sandalyesinin arkasına asar. Çayını da görülecek bir yere yerleştirir. Sanki hep oradaymış da, bir iki dakikalığına çıkmış, gelecekmiş izlenimi verir. Niye bu kadar verimsiz olduğunu anlayamazsınız bile.
17. Negatifler: “Bu iş çıkmaza girer. Bu ürün satmaz. Yarın sağanak yağacakmış…” Her şeye siyah gözlüklerle bakarlar. İnsanın da kanını kuruturlar. Bir işin niye yapılamayacağını size çok iyi izah ederler.
18. Averajlar: Sabah gelirler, işleri neyse yaparlar, evlerine dönerler. Renksizdirler. “Farklı ne yapabilirim” diye kafa yormazlar. Olsalar da olmasalar da fark etmez.
19. Yorgunlar: Abi pozisyonundadırlar. Ruhları yaşlanmıştır. En sevdikleri laf “Yıllarımı verdim ben bu şirkete”dir. Etliye sütlüye fazla karışmak istemezler. Emeklilik için gün sayarlar.
20. Doğal önderler: Her şeyin doğrusunu bilirler. Eleştirilmekten hiç hoşlanmazlar. Kendisine bağlı bir topluluk oluştururlar."
Kaynak: Aydın Demirer / www.isteinsan.com.tr

Biraz uzun ama doğru tespitler değil mi? Sizler kendinize en yakın hangi tipleri buldunuz?  Mutlaka yorum bırakın okumak için sabırsızlanıyorum.
Sevgiler, Hazel



1 Ağustos 2013 Perşembe

Tatil Makyaj Çantamdakiler

Merhabalar,
Tatil hazırlıkları son hız devam ediyor yanıma alacağım renkli kozmetik ve cilt bakım ürünlerini hazırlarken haydi videosunu da çekeyim dedim.


Aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.


Red Bow Tie